Yeni bir doğum, yeni bir müjde, yeni bir nefes, bir çift göz, geleceğe sığmayan umutlar yeniliği, yeni bir gövdeye can veren yüce gönül makamı İNSAN.

O “İNSAN” şimdi Ben, Ben bugün doğdum.

23 Nisan 1979 da dev yürekli bir kadının rahminde düş, canında kan, teninde ipek gibi doğdum. Büyüdüm yaşlar aldım, bazen hiç yaşamamış gibi bazen çok yaşlanmış gibi, evlat, kardeş, arkadaş, dost, sevgili, eş, anne oldum. Çok mutluluklar, çok da hüzünler oldum. Dolu dolu yaşadım ben geride kalan 33 seneyi hiç boş şık bırakmadım. Belki doğru belki yanlış dedim ama hiç boş geçmedim sınavlarımı. Başarılarım kadar başarısızlıklarında imzası oldum. Hiç yılmadım, yıkılmadım. Yaşayan kadar yaşatan da ola bilmenin hazzını öğrendim.

Bugün eksilenlerime, eskilerime değil katlarıma, yenilerime dayanıyorum. Güç almaktan çok güç veriyorum nefesime. Sayılmış nefesimi aldığım sürece varoluşumun anlarını yaşıyorum.

Bu sene bundan birkaç saat önce tam 24:00 da penceremin karşısında sokağa açılmış üzerinde “ İYİ Kİ DOĞDUN SENİ ÇOK SEVİYORUZ” yazan bir pankartın iki ucunda, değerleri ölçüyle bulunmayan, her zaman yanımda olan, gözyaşıma yaş, gülümsememe kahkaha olan, eksikliklerini yaşamaktan endişe duyacağım parçalarımın arasında olan altız güzel gönlün sürpriz kutlaması ile başladı doğum günüm.

Gövdemin can bulduğu ana sebep olan dev yürekli kadın anneme, can parçam oğluma, eşsiz eşime, canım aileme, altız güzel gönüle, tüm dostlarıma, arkadaşlarıma, “hayata, doğum günümü kutlayan ve kutlayacak herkese şimdiden sonsuz TEŞEKKÜRLER…

PINAR…